ÖMRÜN BOYUNCA ADIN GİBİ OLURSUN DİLERİM CAN SUYUM....
OYUNLARDAN KEYİFTEN
Ve pek tabi ki koca yazı bol bol oynayarak ve eğlenerek geçirdim. Her fırsatta bir oyun parkında aldım soluğu ve kendimi attım engin kaydırakların sonsuzluğuna ve çocukluğun tüm avantajlarını kendime keyif olarak çevirdim bir bir. Zaten annem beni iş çıkışında anneannemden almaya geldiğinde evimize giderken en az bir yada iki saatimiz mecbur geçmek zorunda olduğumuz evimizin dibinde ki oyun parkında harcandı her akşam. Taha abim ve Kaan abim de elbette oradaydılar. Biz ayrılmaz eküriyiz... Bizi ancak okul ayırır :(
Yaz deyince elbette ve elbette insanın aklına sadece su geliyor. Ben de bu yaz bol bol suya girdim. Bu yaşadığımız bölgede ki bir su parkındayken çekilmişti. Saçlarımın dağınıklığı karizmayı bir parça dağıtıyor gibi ama o da doğal halimin bir cilvesi işte. Bu arada özel olarak aldırdığım Fenerbahçeli gözlüklerime dikkatinizi çekmek istiyorum. Başka bir gözlük kullanmam asla ve bunlar da olmadan dışarı adımımı atmam ısrar etmesin kimse ....
Veee bu da özel mülküm olan tek kişilik ev tipi havuzum. Bizim suya gidemediğimiz zamanlarda suyu bize getirdik :). İçeriden kova kova su taşıyarak annem evde olduğumuz her cumartesiyi ve pazarı balkona bu seyyar havuzumu kurarak değerlendirdi. Burada hatırlatmak istediğim nokta sanırım banyo fobimden dolayı her havuz sefamı bu köpüklerle geçirdim ve yine sanırım ki annem bunca işkenceye sırf beni yıkayabilmek adına katlandı. Haydi gözün aydın anacığım yaz bitti iyisin gene hehehe
Selamlar yeniden dostlarım. Annemin miskinliği yüzünden hala Avşa tatilimizi sizlere nakledebilmiş değilim ama yaz bitmeden bu yazdan kalan anılarımı paylaşayım en azından istiyorum. Elbette ki farklı zamanlarda denize gittik. Önce Fatin dayı'mın geldiği bir haftasonu kendimizi Tekirdağ sahiline attık. Hoş ve bir o kadardı bronz bir gündü benim için. Bu yaz denize ilk girişimdi bu sahil sefamız.Dayımla beraber kolay oldu elbette. Sırtımı ona dayayıp yüzmek :) Anneannem ve teyzemle güzel bir gün geçirdik o gün bütün gün denizdeydik. Yüzdük ve yine yüzdük Mekana nasıl geldiğimizi ben hatırlamıyorum gerçi yol beni tutmuş olacak ki biraz içim geçmiş arabada Anneciğim de yanımdaydı elbet fakat canım babacığım her zaman olduğu gibi çalışıyordu :( Burnumun üzerinde ki beyazlığa gelince nedenini bilemediğim bir şeyden ötürü annem özellikle yoğun sürdü burnuma güneş kremini ama palyaçolara benzediğim kesin tabi..Bu işin intikamı korkunç olacak da daha sırası var...
Yağlı güreşlerin yapıldığı alanda kocaman bir panayır vardı. Bir sürü stand açılmış insanlar yiyecekten tutun da kılık kıyafete kadar bütün hünerlerini sergiliyorlardı. Bu arada ilerde çıkışta bir araba gözümüze ilişti. Gözlerime inanamadım konuşan araba GİTT.... Annemle hemen yanına dikildik bir GİTT hatırası çektirebilmek için tabi. Bu arada ayaklarımın neden çıplak olduğunu merak ettiniz elbet. Bu ailemin beni staddan çıkarma yöntemiydi sanırım tam çözemedim olayı ama bak ayakkabın yok hadi gel kucağıma numarasıyla bir de baktım alandan çıkmışız..Ama intikamım acı olacak tabi...
Tarih: , Çarşamba, Ağustos 20, 2008 Kategori: Magazin
Günün sonlarına doğru stadın tamamında güreşen insanlar bir bir azaldı ve geriye önce başaltı pehlivanlar ve sonra ağalık için güreşen pehlivanlar kaldı. Amcalar uzun süre yenişemediler. Stad tezahüratlarla inliyordu atmosfer mükemmeldiiiii... Çok şaşırdığım bir başka nokta ise bu pembe pehlivanın ne zaman güreşip izleyici tribünlerine geçtiğiydi. Baksanıza nasıl yorulmuş serilmiş koltuğa..Neyse elleşmeyelim de baş pehlivanlığa güreşsin bari dinlenip iyice :) Annemi, beni, Seçil halamı ve halamın kızları Aybike ablamla Ayyüce ablamı tanımışsınızdır. Seçil halam eğer izinde olmasaydı güreşler boyunca orada ki görevli polislerden biri olacaktı biz de ailece bu keyfi yapamayacaktık. Bu arada şimdi farkettim de fotoğrafta başpehlivan Pembe Dayıyı da görüyorsunuz :)
Tarih: , Çarşamba, Ağustos 20, 2008 Kategori: Seyahat
Selamlar yeniden dostlar. Sizlere Kırkpınar yağlı güreşlerinde ki anılarım ve izlenimlerimle sesleniyorum bugün. Evet güreşleri izlemeye ve halamı görmeye Edirneye gittik. Ben hatırlamıyorum ama annem ve babam her zaman tv de izledikleri bu olayın bu kadar yakından izlenmesinin muhteşem olduğunu söyleyip durdular. Aslına bakarsanız hep tv de kocaman bir alandaymış izlenimini duyarak izlediğimiz bu güreşler bildiğimiz çim sahada yapılıyor. Önce bir amca bağıra çağıra tekerlemeler söyleye söyleye açılışı yapıyor. En aşağı kilolardan başlayarak tüm güreşçiler er meydanında güreş tutuyorlar. Bu sırada bu müzisyen amcalar durmaksızın davullara vurup çalıyorlar. Günün sonuna yaklaştığımızda içim cız etti inanın bu amcalar için çünkü o sese bizlerin kafası şişmişken onlar tüm gün nasıl dayandılar şaştım kaldım...
Tarih: , Çarşamba, Ağustos 20, 2008 Kategori: Seyahat
Gelelim dönüşeeee... Dönüşte Tekirdağ sahilinde biraz durduk bir sonraki hafta gideceğimiz Avşa gezimiz için araştırma yapmaktı amacımız ama Tekirdağ sahilini ve o güzelim gemileri kuşları denizi görünce dayanamadık tahmin edersiniz.. Şu kuş arkadaşta ki asilliğe bakar mısınız lütfen..Ne kadar dingin ve ne kadar huzurlu duruyor değil mi? Yani asla benim olamadığım gibi hehehehe Belki de bu kuş arkadaşa öykünmem bu yüzdendir ha??
İşte limandan bir gemi enstantanesi. Bu koca tenekeler nasıl duruyor o suyun üzerinde, daha ben beceremezken akıl alır gibi değil ...
Bu da seyir halinde ki başka bir mucize dostlar..
Veee elbette Lunaparka uzaktan bir bakış. Bir önceki hafta bu parklarda delice oynamıştık yine Oğulcanla fakat makinalar yanımızda değildi maalesef :(
Tarih: , Perşembe, Ağustos 14, 2008 Kategori: Seyahat