Yararli bilgiler - ÇAĞANIMLA ANILAR - Blogcu


ÇAĞANIMLA ANILAR

Tanım





Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* Suppruss Takı
* Suprussceyiz
* Hobilerim
* Lösev
* Annelervemelekleri


Kategoriler


Yazılarım

* HABERLER 2 KÜÇÜK HALAMI EVLENDİRDİK
* AMELİYAT OLDUM
* GERİ DÖNDÜMMMMMM
* SİNEMA VE YEMEK
* SON
* ÜFLÜYORUM ŞÜKÜR
* DOĞUM GÜNÜM




DOSTLARIM

sofram supprusstakı <%LinkTitle%>
maviveportakal supprusstakı <%LinkTitle%>
didem şarkışla supprusstakı <%LinkTitle%>
bebeksagligi supprusstakı <%LinkTitle%>
annemmutfakta supprusstakı <%LinkTitle%>
yermisinyemezmisin supprusstakı <%LinkTitle%>
carmencafe supprusstakı <%LinkTitle%>
tunacetin supprusstakı <%LinkTitle%>
siyahincimm supprusstakı <%LinkTitle%>
annemmutfaktatv supprusstakı <%LinkTitle%>
nagork supprusstakı <%LinkTitle%>
sencansen supprusstakı <%LinkTitle%>
sevgiyleyolculuk supprusstakı <%LinkTitle%>
balimcimtugcem supprusstakı <%LinkTitle%>
cemilekaran supprusstakı <%LinkTitle%>
mutlulukdefteri supprusstakı <%LinkTitle%>
bebikim supprusstakı <%LinkTitle%>
bonsaicicegi supprusstakı <%LinkTitle%>
hayalimdekiblog supprusstakı <%LinkTitle%>
nurhayatlatatlar supprusstakı <%LinkTitle%>
filizcehobi supprusstakı <%LinkTitle%>
nennenmutfakta supprusstakı <%LinkTitle%>
elifistanbul supprusstakı <%LinkTitle%>
cicimcik supprusstakı <%LinkTitle%>
cocukalemi supprusstakı <%LinkTitle%>
aslizeynep supprusstakı <%LinkTitle%>

Arkadaşlarımın Bannerları

suppruss
hobilerimveboncuklarım
Image Hosted by ImageShack.us seraplaherseyyy-balımcımtugcem



gel yorum eklemedin

supprusstakı

Banner Kodlarım Almak İsterseniz

caganimla

caganimla




 

ÖMRÜN BOYUNCA ADIN GİBİ OLURSUN DİLERİM CAN SUYUM....

supprusstakı

YALNIZ UYUYAMAYAN ÇOCUKLAR - UZMANINDAN

 

Gece yarısı ağlamaklı bir ses tonu ile anne-babasının yatağında kendisine yer açmaya çalışan minikler ve "acaba doğru mu yapıyoruz?" diye düşünen, uykusuz kalmaktan perişan olmuş ebeveynler..

Yalnız kalmaktan korkmak insanlık tarihi kadar eski bir korkudur. Buna rağmen birkaç nesil öncesine kadar anne-babaların yatak odaları çocuklar için ulaşılmaz bir yer iken günümüzde "aile yatakları" olağan hale geldi..Bunun pek çok sebebinden biri günümüz ailelerinin psikolojik öneriler bombardımanına tutulması sebebiyle hatalı davranmaktan çok çekindikleri ve 24 saat boyunca çocukları için var olmaları gerektiğini düşünmeleridir.. Günümüz annelerinin pek çoğunun aktif iş hayatı nedeniyle çocuğuna yeterince vakit ayıramadığını düşünmesi de bu davranışın sebeplerinden biridir. Öte yandan bu devamlı beraberliğin çocukları için zararlı olabileceğini düşünen ailelerin kafası iyice karışıyor....

Ne yapmalıyız:

Anne-baba yatağına sadece misafir olarak gelen çocuklarla ilgili bir endişe duymamız gerekmiyor. Özellikle küçük yaştaki çocukların kabuslar görüp korkuyla uyanmaları, karanlıkta uyumak istememeleri yada yalnız kalmaktan korkmaları son derece doğaldır. Anne-babanın da bu durumda çocuklarını yatağına alması doğal bir davranıştır. "Ama" anne-baba yatağı kesin olarak ara sıra ziyaret edilen bir yatak olmalı ve kesinlikle çocuğun kendi yatağı haline gelmemelidir. Normal şartlarda çocuklar 2 yaşından itibaren problemsiz olarak geceyi anne-babalarından ayrı geçirmeye hazırdırlar. Bu yaşta çocuklar yetişkinlerin kendilerine ait özel bir hayatları olduğunu ve her an kendileri için var olmadıklarını anlayabilirler.. Ama eğer durum böyle değilse bile mutlaka bir sınır konulmalı ve çocuğun ilkokula başladığı 7-8 yaşlarından itibaren anne-baba yatağı sadece çok özel durumlarda paylaşılan bir yer olmalıdır. Bu özel durumlar şunlar olabilir:
 

Korku, yalnız başına olma korkusu (kötü bir rüya görmek yada deprem vb.)
 

Aileden birinin ağır bir hastalık geçirmesi.
 

Ailenin oturduğu evi hatta şehri değiştirmesi yada değiştirmek üzere olması.
 

Okula başlama yada okul değişikliği.
 

Aile içi şiddetli tartışmalar.
 

Çocuğun ciddi bir rahatsızlık geçirmesi yada hastaneye yatması.

Yukarıdaki yada benzer sebeplerden biri olmadığı sürece anne-baba olarak kararlı olun ve çocuğunuzun sizi köşeye sıkıştırmasına izin vermeyin.. Çocuklar yeni bahaneler bulmak konusunda son derece yaratıcıdırlar..Çocuğunuzun sizin yatağınızdan vazgeçmesi için aşağıdaki tavsiyeleri deneyebilirsiniz:
 

Bu değişiklik için kendinize ve çocuğunuza yeterli zamanı tanıyın ve sabırlı olun. Çocuğun kendi yatağına alışması 2 hafta kadar sürebilir.
 

Çocuğunuzun yaşına uygun bir dille sizin de geceleri huzurlu bir uykuya ihtiyacınız olduğunu ama özel durumlarda her zaman sizin yanınıza gelebileceğini anlatın.
 

Bu değişim sürecinde çocuğunuza normalde olduğundan daha fazla sevgi gösterin ve bir süre için onu şımartın. Uyku için bir program belirleyin (ılık bir banyo, masal okuma, müzik dinleme yada ninni söyleme v.b.) ve bu programı düzenli olarak uygulayın.
 

Yatak odanızda çocuğunuzun hoşuna gidebilecek yumuşak yastıkları, peluş hayvanları ortadan kaldırın ve bunun yerine çocuk odasını daha sevimli ve rahat bir hale getirin.
 

Mutlaka sizin odanızda yatmak istiyorsa sizin odanızda bir yer yatağında yada benzeri bir ek yatakta yatmasına izin verin. Zamanla kendi yatağının rahatlığını buna tercih edecektir.
 

Koridorda hafif bir ışıklandırma ile karanlık korkusunun üstesinden gelebilirsiniz. Çocuğun yatağını dışarıdan gelebilecek garip ışık-gölge oyunlarını görmeyeceği bir yere kurun.
 

Kapıları açık bırakın. Hem çocuk odasının hem kendi yatak odanızın kapısını mutlaka açık bırakın. Sizin ulaşılabilir olmanız ona huzur verir.
 

Sabahları uyandıktan sonra kısa bir süre için yatağınıza gelip keyif yapmasına izin verin. Bu hem onun hem de sizin için güne başlarken bir moral kaynağı olacaktır.
 

Siz çocuğunuzun yatağına yatın. Eğer çocuğunuz geceleri sizin yatağınıza yatmak konusunda ısrarlı ise siz de onun yatağına yatın. Kararının birdenbire değişeceğini göreceksiniz.

Dikkat: birkaç ay süren korku durumlarında mutlaka psikolojik yardım alın.

http://www.gebelik-rehberi.com/bebek_cocuk/yalniz.asp

 

Bu öğütleri de atlamayın derim. Çünkü Çağancık ta 8 aylıkken odasını ayırmamıza doğduğundan beri ise hep kendine ait bir yatakta yatmasına rağmen bu yazın başından beri bizim yatakta uyumayı alışkanlık edindi. Tüm metotları denedik ama sonuç olumsuz... Yine de gecede 5 dakika da olsa kardır diyerek uykusunun en derin yerindeyken kendi yatağına götürüyoruz ama bu ayrılık en fazla 2 saat sürüyor. Sonrasında seslenmeye başlıyor ve yeniden bizim yatağa dönene dek uyumuyor :( En başta düzeni oturtmuşken şimdi neden bozuldu anlam veremiyoruz ve bu konuyu ailelerin ihmal etmemesi gerektiğini şiddetle vurgulamak istiyoruz...


Tarih: 14:41, Çarşamba, August 15, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (yok) | Sende Yaz | Bağlantı

ÇOCUKLARDA ISIRMA - UZMANINDAN

Çocuklarda ısırma

Bebeğinizin yeni dişlerini her fırsatta denemesi doğal bir şeydir. Tabii sizin de ısırılmak istememeniz son derece doğaldır. Dişleri daha da artıp acı daha da fazlalaşmadan ve bu bir alışkanlık haline varmadan engel olmak istemeniz çok normaldir.

Isırma ilk başta sadece deneysel bir harekettir, bebek birisine zarar verdiğinin farkında değildir. Oyuncaklarını ısırdıktan sonra sıra size gelir. Sizi ısırdığında aldığı tepki hoşuna gider ve zamanla daha çok tepki almak için daha çok ısırır. Isırdığı kişiden aldığı acı göstergesi, ünlemler ya da tasdik dolu sözler onun bu işi daha çok yapmasını sağlar. Bağırmak da bir tepki olduğu için bu da onu daha çok ısırmaya teşvik eder. Sizin de onu ısırmanız da pek iyi bir çözüm değildir. Bu arada sevgi göstermek için de bebeği ufak ufak ısırmanız onun ısırma alışkanlığını kamçılar.

Bu işten kurtulmanın en iyi yolu: Bebek her ısırdığında ona kararlı biçimde "Isırmak yok!" deyin ve dikkatini başka oyun ya da oyuncaklara çekin. Her defasında bunu tekrarlayın, sonunda bu alışkanlıktan kurtulacaktır.

http://www.gebelik-rehberi.com/bebek_cocuk/isirma.asp

 

Bu yazıyı yabana atmayın derim. Çağanın da bu aralar feci bir ısırma huyu gelişti. Bir türlü bu alışkanlığına son veremiyoruz. Genelde bizleri severken hızını alamayıp ısırıyor üstüne. Burada yazılan teknikle tamamen yok edemediysek te en azından azalttık bu alışkanlığı diyebilirim :)


Tarih: 13:35, Çarşamba, August 15, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (yok) | Sende Yaz | Bağlantı

HAYATTA Kİ SEÇENEKLER

HAYATTA Kİ SEÇENEKLER

Sevgili Dostlar,Seçenekler Ne yapardınız?....kararı siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok.Yine de okuyun. Sorum şu: Aynı kararı siz verirmiydiniz? Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula ve kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: "Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa her şeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yinede oğlum Shay, diger çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor.Oğlumda doğal olması gereken şeyler nerede?"Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.Baba devam etti. "Ben inaniyorum ki, dunyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğasi kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor."Ve sonra aşağıda ki hikayeyi anlatmaya başladı: Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler. Shay sordu, "Acaba oynamama izin verirler mi?" Shay'in babası çoğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o cok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu.Shay'in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla birşey beklemeyerek)Shay in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra "Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım" dedi.Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shırtını giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribunlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takımı yine puan kazandı. Simdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay'e gelmişti.Bu noktada Shay'in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir hamleyle Shay'e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyordu cünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu. Ama Shay sahaya çıktığında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay'e bu fırsatı tanıdıklarını görünce bir kac adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay'e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar bir kaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay'e dogru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.Oyun simdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına kolaylıkla atabilecek ve Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti. Ama atıcı topu aldı ve ilk kalede ki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.Tribünlerde ki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, "Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!"Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaşkınlıktan büyümüş gozleriyle yere çöktü.Herkes bağırmaya devam etti, "İkinci kaleye koş,ikinci kaleye koş" Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi.Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ... Takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kalede ki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından oda kasıtlı olarak topu üçüncü kalede ki arkadaşının başının üzerinden attı.Herkes bağırıyordu, "Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay" Karşı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, "Üçüncüye koş! Shay,üçüncüye koş!"Shay üçüncüye gelirken diğer takımda ki çocuklar ve seyirciler ayağa kalkmışlardı ve bağırıyorlardı, "Shay, hepsini koş!Hepsini koş!" Shay hepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı."O gün", dedi babası, gözlerinden yaşlar aşağıya doğru süzülerek," iki takımda ki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar". Shay bir sonra ki yaza yetişemedi. O kış öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini, ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadi. Son NOKTA: E-mail ile hiç düşünmeden binlerce fıkra yolluyoruz, ama hayattaki seçimler konusunda mesaj olduğunda insanlar tereddüt ediyorlar.Bizler hepimizin bir farklılık yaratabileceğimiz inancini taşıyoruz ve bunu Çağana da aşılamaya çalışıyoruz. Hepimizin her gün binlerce fırsatı olabiliyor "doğal olan şeyleri" gerçekleştirmek için. Bilgin bir adam bir zamanlar demiş ki: her toplum, kendilerinden daha az şanslı olanlara nasıl davrandığıyla değerlendirilir...


Tarih: 08:56, Salı, August 14, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (2) | Sende Yaz | Bağlantı

KİLO GELİŞİM TABLOSU - UZMANINDAN

AĞIRLIK

ERKEK

Kilo ve gram olarak

KIZ

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

Yaş

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

3

4

5

1 ay

2,850

3,750

4,650

3,750

4,850

5,950

2 ay

3,700

4,600

5,500

4,550

5,750

6,950

3 ay

4,350

5,350

6,350

5,150

6,450

7,750

4 ay

4,700

6

7,300

5,500

7

8,500

5 ay

5,150

6,600

8,050

6,050

7,600

9,150

6 ay

5,500

7,150

8,750

7,650

9,750

11,850

1 yaş

7,250

9,250

11,250

8,750

11,200

13,650

18 ay

8,400

10,550

12,700

9,800

12,200

14,600

2 yaş

9,400

11,600

13,800

10,650

13,250

15,850

2,5 yaş

10,050

12,650

15,250

11,400

14,150

16,900

3 yaş

10,800

13,600

16,400

12

15

18

3,5 yaş

11,500

14,500

17,500

12,600

16

19,400

4 yaş

12,100

15,300

18,650

13,500

16,900

20,300

4,5 yaş

12,800

16,300

19,800

14

17,800

21,600

5 yaş

13,500

17,300

21,100


Tarih: 10:47, Çarşamba, August 8, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (8) | Sende Yaz | Bağlantı

BOY GELİŞİM TABLOSU - UZMANINDAN

BOY

ERKEK

cm ve mm

KIZ

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

Yaş

Alt Sınır

Ortalama

Üst Sınır

49,2

53,2

57,2

1 ay

48,5

52,5

55,5

52,2

57

61,8

2 ay

51,9

55,9

59,9

55

60

65

3 ay

54,5

58,3

62,1

57,5

62,3

67,1

4 ay

57

61

65

57,7

64,5

69,3

5 ay

58,9

63,1

67,3

61,8

66,4

71

6 ay

60,6

65

69,4

69,7

74,3

78,9

1 yaş

67,8

72,6

77,4

75,1

80,5

85,9

18 ay

73,2

79

84,8

79,9

85,7

91,5

2 yaş

78,1

84,3

90,5

84

90,4

96,8

2,5 yaş

82,7

88,9

91,9

87,3

94,3

101,3

3 yaş

86,4

92,8

99,2

90,6

98

105,4

3,5 yaş

89,4

96

102,6

93,4

101,2

109

4 yaş

92,6

99,8

107

96,3

104,5

112,7

4,5 yaş

95,4

103

110,6

99,1

107,5

115,9

5 yaş

98,5

106,5

114,5


Tarih: 10:46, Çarşamba, August 8, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (2) | Sende Yaz | Bağlantı

OYUNCAK SEÇİMİ - UZMANINDAN

0–2 YAŞ ÇOCUKLARI İÇİN OYUNCAK SEÇME                                                                                                                       

 

Çocuklarımız ile oynadığımız oyunlarda karşılıklı keyif alırken, bu sırada onların zihinsel gelişimlerine de destek oluruz. Altı aylıktan küçük bir çocuk ses, şekil ve renklere karşı duyarlıdır. Bu dönemde görsel ve işitsel duyulara yönelen hareketli oyuncaklar onun dikkatini çeker ve neşelendirir. Yatağın üzerine asılabilen, sallanınca ses çıkaran renkli objeler ve çıngırak bu dönemin vazgeçilmez oyuncaklarıdır1 yaş dönemi çocukları için; plastik, ahşap, kumaş gibi farklı ebat ve malzemelerden yapılmış oyuncaklar tercih edilmeli. Renkli ve ses çıkaran oyuncaklar ilgilerini çekecektir. 0–2 yaş döneminde avucu ile kavrayabileceği ebattaki oyuncakların yerini, ilerleyen aylarda hareket ettirebileceği oyuncaklar alacaktır. İlk aylarda eline aldığı oyuncağı tanımak isteyen bebek ağzına götürerek, özelliklerini keşfetmeye çalışacaktır. Bu yüzden tüylü ve küçük olmayan oyuncaklar tercih edilmeli. Kemirebildiği kauçuk nesneler, hırpalandığı zaman bozulmayan yumuşak bebek ve hayvancıklardır. Tutunarak da olsa ayağa kalkabildiğinde eline geçen şeyleri yere atmaktan zevk aldığından, zıplayan, yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar ilgi odağıdır. Boy boy renkli toplar, iç içe geçebilen kutular bu dönemin oyuncaklarıdır. Artık evin içinde rahatça dolaşabilen çocuk, üstüne binip oturabileceği büyük hayvan türü oyuncakları, küçük sandık, sepet ve tabureleri seçer. İki yaşında bütünü parçalara ayırmak, kutuyu doldurup boşaltmak, kule ve köprü yapmaktan zevk alan çocuğun ilgisini çeken diğer oyuncaklar arasında mutfak eşyaları, farklı boyutlardaki plastik parçalar, saçları ve elbiseleri olan bebekler ve arabalar yer alır.

2–4  YAŞ  ÇOCUKLARI İÇİN OYUNCAK SEÇİMİ

 

  Üç yaşından sonra üç tekerlekli bisiklet en çok sevilen oyuncak iken, yaratıcılığını keşfetmeye başlayan çocuk tahta blokları ile büyük parçalardan oluşan plastik parçalarla çeşitli şekiller oluşturmaktan büyük zevk alır. Kum, oyun hamuru gibi şekil verebileceği, el becerisini geliştirmek yanında hayallerini gerçekleştirebileceği oyuncaklar bu dönemden sonra en sık oynanan oyuncaklardır. 3–4 yaşları arasında fantezi ve keşfetmeye (evcilik, okul oyunları ile bebekler, mutfak ve doktor muayene aletleri), dil gelişimine (renkli tuşları olan piyano, müzik ve öykü kasetleri ile kuklalar gibi) ve aritmetiğe hazırlamaya (resim ve sayı eşleme oyunları; domino, kızmabirader ve sayı kartları) yönelik oyuncaklar

Hazırlayan  Nazime Sevinçer

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ECE/3 1235456

e123545@metu.edu.tr


Tarih: 14:31, Pazartesi, August 6, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (3) | Sende Yaz | Bağlantı

ÇOCUK GÜVENLİĞİ - UZMANINDAN

1-2 Yaş Arası Bebeğiniz için Güvenlik Uyarıları

Mutfakta ;
Birçok temizlik ürünü ve ilaç çocuğunuzu zehirleyebilir. Bu tür malzemeleri kilitli ve çocuğunuzun ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edin. Zehirli ürünleri kullandığınız zaman çocuğunuzu uzakta tutun.
Yemek yaparken veya sıcak içecekleri hazırlarken çocuğunuzu uzakta tutun.
Elektrikli cihazların kordonlarını çocuklarınızın uzanamayacağı yerlerde muhafaza edin. Kordonların masadan veya tezgahtan aşağıya sarkmasını önleyin. Çocuğunuz kordonu çekebilir ve elektrikli aletin içindeki yemek veya sıvıdan haşlanabilir. (Elektrikli su ısıtıcısı gibi)
Taze sebze ve meyve gibi katı yiyecekleri çok küçük parçalara bölün. Çocuklarınıza kuruyemiş, sert şeker, patlamış mısır veya sakız vermeyin. Çocuklarınızı yürürken veya koşarken değil otururken besleyin.

Banyoda ;
Temizlik malzemeleri ve ilaçları kilitli yerlerde bulundurun.
1-2 yaş çocuğunuzu banyoda asla yalnız veya daha büyük çocuklarınızın nezaretinde bırakmayın.
Düşmeyi engellemek için banyo küvetinin içinde plastik banyo halısı kullanın.
Suyla haşlanmayı önlemek için evinizin sıcak suyunu 49 dereceye düşürün. Çok sıcak musluk suyu alev gibi yakabilir.

Yatak Odasında ;
Çocuğunuz, çocuk karyolasının parmaklıklarını aşacak duruma geldiği için, daha büyük bir yatakta yatırın.
Çocuğunuzun mobilyasını (yatağı dahil) pencereden uzak tutun. Böylelikle çocuğunuz mobilya üzerinden cama tırmanıp düşemez.
Camdan düşmeleri engellemek için, çocuğunuzun penceresine koruma koyun veya camı 10 cm den fazla açılmayacak şekilde ayarlayın.

Dışarda ;
Çocuğunuz bebek arabasında veya market arabasında ise emniyet kemeri kullanın.
Çocuğunuzu asla suyun içinde veya suyun kenarında yalnız bırakmayın.

Evde ;
Çocuğunuz herşeyi ağzına almaktan hoşlanır.
Bu nedenle, anahtarlar, balonlar, düğmeler, küçük parçalar veya pilleri olan oyuncakları çocuğunuzun ulaşamayacağı yerlerde bulundurunuz.
Sıcak içecekleri uzakta tutun.
Merdivenlerin başında ve sonunda emniyet kapıları kullanın.

Kaynak:  http://www.cocukguvenligi.com/

Burada yazılanları hafife almayın bizim evde buzdolabı, klozet, tv sehpası, fırın, bütün çekmeceler ve bütün prizlerde bu zımbırtılardan var kahretsin :(

Tarih: 12:39, Cumartesi, August 4, 2007 Kategori: Yararli bilgiler
Kimler Yazmış? (2) | Sende Yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->